Son yıllarda neredeyse her mahallede aynı manzarayla karşılaşıyoruz.
Bir apartman dairesi.. Ardı ardına öğrenciler içeri giriyor. Kapıda tabela yok. Ruhsat yok. Denetim yok. Ama içeride onlarca öğrenci var.Peki bunun adı gerçekten özel ders mi?Yoksa yıllardır göz ardı edilen kayıt dışı eğitim mi?İşte bugün tam da bu sorunun cevabı devlet tarafından daha net verilmeye başlandı.
17 Mart 2026 tarihinde Millî Eğitim Bakanlığı tarafından yayımlanan "İzinsiz Eğitim ve Öğrenci Barınma Faaliyeti Gösteren Yerler" konulu genelge ile denetim sürecinin çerçevesi çizildi. Ardından 25 Haziran 2026 tarihli İçişleri Bakanlığı yazısıyla da izinsiz eğitim faaliyetlerine ilişkin yapılacak işlemler ve ihbarların değerlendirilmesine yönelik süreç valiliklere bildirildi.
Bu sürecin önemli adımlarından biri de eğitim sektörünü temsil eden Tüm Özel Öğretim Kurumları İşverenleri Sendikası'nın (TÖİŞ-SEN) girişimi oldu. Sendika, izinsiz ve ruhsatsız eğitim faaliyetlerinin oluşturduğu haksız rekabete dikkat çekerek konuyu resmî başvurularla ilgili makamlara taşıdı. Yapılan değerlendirmelerin ardından Millî Eğitim Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı tarafından yayımlanan resmî yazılarla denetim süreci daha somut bir zemine oturtuldu.
Bu gelişmeleri sadece "Evde özel ders yasaklandı." şeklinde okumak doğru olmaz.
Asıl mesele çok daha büyük.
Mesele; eğitim adı altında yürütülen ticari faaliyetlerin devletin bilgisi, izni ve denetimi dışında sürdürülmesidir.
Bugün bir özel öğretim kurumu açmak isteyenler aylarca prosedürle uğraşıyor.
Ruhsat alıyor. Vergisini ödüyor. Öğretmenini sigortalı çalıştırıyor. İş sağlığı ve güvenliği kurallarını yerine getiriyor. Yangın raporundan belediye izinlerine kadar onlarca yükümlülüğü eksiksiz tamamlıyor. Peki ya aynı işi hiçbir resmî yükümlülük üstlenmeden yapanlar?
İşte burada adalet duygusu zedeleniyor. Çünkü kayıt dışılık sadece devletin vergi kaybı değildir. Kayıt dışılık, kurallara uyan insanların emeğinin değersizleştirilmesidir.Bu durum sadece eğitim sektörünü değil, toplumdaki adalet anlayışını da yaralar.
Bir tarafta bütün yasal sorumluluklarını yerine getiren eğitim kurumları...Diğer tarafta ise hiçbir izin almadan, hiçbir denetime tabi olmadan faaliyet gösteren yapılar...Böyle bir rekabette kazananın kim olacağı zaten bellidir.
Kaybeden ise kurallara uyanlardır.Peki sadece apartman dairelerinde açılan kaçak kurslar mı? Bugün birçok öğretmen ya da eğitimci, evinde ücret karşılığında bire bir özel ders de veriyor.Peki bu faaliyet hangi noktadan sonra bire bir özel ders olmaktan çıkıp ticari bir eğitim faaliyetine dönüşüyor?
İşte yeni tartışmanın odağında tam da bu soru var. Millî Eğitim Bakanlığı'nın başlattığı denetim süreciyle birlikte, eğitim adı altında yürütülen tüm faaliyetlerin yasal çerçevede değerlendirilmesi bekleniyor.
Çünkü konu sadece ders anlatmak değil... Konu; eğitimin hangi koşullarda, hangi izinlerle ve hangi sorumluluklar altında verildiği.Burada altı özellikle çizilmesi gereken bir nokta var.Elbette bire bir verilen özel ders ile sürekli öğrenci kabul eden, sınıf düzeni oluşturan ve bunu ticari faaliyete dönüştüren yapılar aynı değildir.
Hiç kimse bilgi paylaşımına karşı çıkmıyor.Ancak eğitim adı altında yürütülen her ticari faaliyetin de hukuk içinde olması bekleniyor.Çünkü eğitim, rastgele yapılacak bir iş değildir.Bir çocuğun geleceği; denetimsiz, kayıtsız ve sorumluluğu belirsiz yapılara bırakılamayacak kadar değerlidir.
Bugün atılan adımların amacı kimsenin ekmeğiyle oynamak değil...Emeğini yasal yollarla kazananların hakkını korumaktır.
Devletin verdiği mesaj nettir:
Eğitim faaliyeti yürüten herkes, aynı kurallar ve aynı denetim anlayışı içinde faaliyet göstermelidir.
Çünkü... Kayıt dışılık nerede başlarsa, haksız rekabet de orada başlar.
Not: Bu köşe yazısında yer verilen değerlendirmeler; Millî Eğitim Bakanlığı'nın 17 Mart 2026 tarihli genelgesi, İçişleri Bakanlığı'nın 25 Haziran 2026 tarihli resmî yazısı ve Tüm Özel Öğretim Kurumları İşverenleri Sendikası'nın (TÖİŞ-SEN) konuya ilişkin resmî başvuruları ve açıklamaları esas alınarak kaleme alınmıştır.
Aşağıda, yazıya dayanak oluşturan resmî yazılara ve ilgili belgelere ait ekran görüntüleri yer almaktadır.
