SON DAKİKA

Yaya Geçidi Var, Kültürü Yok..

13 Aralık, 2025 14:33 Güncelleme: 13 Aralık, 2025 14:45

Bu şehirde yaya geçidi var. Çizilmiş, boyanmış, hatta bazılarına tabela bile dikilmiş. Tek eksiği, ciddiye alınması. Çünkü yaya geçidi bizde dekor. Sürücü için süs, yaya için cesaret testi.

Yaya geçidinde duran araç görmek, şehir efsanesi. Görürsen dilek tut. Korna çalan, üstüne süren, “acelem var” bakışı atan bol. Yasa diyor ki “duracaksın.” Sürücü diyor ki “ben geçeyim.” Sonra kazaya “kader” deniyor. Kader değil, bildiğin umursamazlık.

Ama yayalar da masum değil. Kırmızı ışık yanıyor, yaya yeşilini bekleyen yok. Yol boşsa geçilir mantığı hâkim. Işıklar tavsiye, kurallar opsiyon gibi algılanıyor. Sonra sürücüyle göz göze gelinip sessiz bir sinir savaşı yaşanıyor. Kim haklı, kim daha hızlı refleksli… 

Şehir içi Survivor.

En trajikomik kısmı şu: Ne sürücü yaya geçidini biliyor, ne yaya geçidi kendini anlatabiliyor. Çocuklar izliyor bunu. Torunlar öğreniyor. Kuralsızlık nesilden nesile aktarılıyor. Şehrin mirası bu mu olacak? “Dikkat et, burada herkes bildiğini okur.”

Trafik sadece direksiyon başında değil, kaldırımda da başlar. Yaya geçidi lütuf değil, haktır. Kırmızı ışık süs değil, uyarıdır. Bunları bilmeden modern şehircilik oynuyoruz.

Sonra “Bu şehir niye böyle?” diye soruyoruz. Cevap basit: Kurallar var, ama kimse ciddiye almıyor. Ne araçlar yayayı, ne yayalar ışığı.

Bir gün herkes aynı kurala uyarsa, işte o gün yaya geçidi gerçekten geçit olur. Şimdilik cesaret isteyen bir çizgi sadece.