Ormanlı, geçmişinde köy yerleşimi olan, sonradan belde statüsü kazanan bir yerleşim. Ancak aradan geçen yıllara rağmen, beldenin şehircilik anlayışı ve belediyecilik hizmetleri hâlâ köy ölçeğinde kalmış durumda. Kağıt üzerinde “belde” görünmesine rağmen, planlama, düzen ve denetim açısından temel belediyecilik hizmetlerinin bile istenen seviyeye ulaşamadığını görmek mümkün.
Beldenin merkezinde, belediye binasının etrafına kurulan pazar ise ayrı bir sorun alanı. Belediye binasının çevresi, pazar kurulduğunda tam anlamıyla bir araç trafiği alanına dönüşüyor. Traktörler ve farklı araçlar pazarın içinden geçerken hem güvenlik riski oluşuyor hem de ciddi bir karmaşa yaşanıyor. Denetim, düzenleme ve alan planlamasının eksikliği, hem pazarcıları hem de vatandaşları olumsuz etkiliyor. Ayrıca çamur, düzensizlik ve hijyen eksikliği de cabası. Oysa pazar daha uygun ve planlı bir alana taşınsa, herkes için daha sağlıklı ve düzenli bir ortam sağlanabilir.
Bir diğer önemli başlık ise hayvanlar. Ormanlı’da sokak hayvanlarının neredeyse tamamen ortadan kaybolması dikkat çekiyor. Daha önce beldede sokakta yaşayan hayvanların büyük ölçüde toplanarak Çaycuma’da, Zonguldak Valiliği İl Özel İdaresi’ne bağlı barınağa gönderildiği biliniyor. Bu hayvanların büyük bölümü zaten saldırgan ya da tehlikeli değildi. Sokakta, doğal yaşamlarının içinde yaşıyorlardı. Sokak hayvanlarının bir anda yok olması, beldede hayvanlara yönelik yaklaşımın ne kadar katı ve tek yönlü olduğunu da gösteriyor.
Öte yandan, Ormanlı’nın merkezinde yer alan ve belediyeye ait olan dükkânların durumu da ayrı bir kayıp. Belediye binasının tam karşısında bulunan bu dükkânların çoğu kapalı ve depo gibi kullanılıyor. Çarşı diye anılan alanda sosyal veya ekonomik canlılıktan söz etmek zor. Oysa bu dükkânlar doğru planlama ile kafe, butik, küçük işletmeler ve sosyal alanlar olarak değerlendirilebilir, belde ekonomisine nefes aldırabilirdi. Beldeye hem hareket hem de cazibe kazandıracak bu potansiyelin yıllardır atıl bırakılması düşündürücü.
Sonuç olarak Ormanlı’da tabela beldeyi gösteriyor ama hizmetler ve vizyon bunu desteklemiyor. Planlama, düzenleme, denetim ve hayvanlara yaklaşım gibi temel başlıklarda daha çağdaş, daha şeffaf ve daha insan odaklı bir belediyecilik anlayışına ihtiyaç olduğu açık. Belde statüsü sadece kâğıt üzerinde değil, yaşamın içinde de hissedilmeli.