Bu kentte bir düğün, bir nişan, bir dernek yemeği ya da herhangi bir “toplu fotoğraf” karesine bakın.
Geçmişte ilçe başkanlığı yapmış olanlar, milletvekilliği yapmış olanlar, oda başkanlığına oturmuş olanlar… Hepsi aynı masada, aynı gülüşte, aynı karede.
Fotoğraflar değişiyor, koltuklar değişiyor ama sonuç değişmiyor.
Bu şehirde uzun zamandır bir şeyler yapılmıyor, sadece yapılıyormuş gibi yapılıyor.
Çalışıyormuş gibi, uğraşıyormuş gibi, getiriyormuş gibi…
Hemen yanı başımızda Erdemir gibi dev bir sanayi kuruluşu varken, bu kent hâlâ kendi kaşığını üretecek sanayi altyapısına sahip değil. Organize Sanayi Bölgesi var ama yeterli değil. Ne kapasite olarak, ne çeşitlilik olarak, ne de istihdam üretme gücü olarak.
Zamanında birbirini sert dille eleştirenler bugün aynı masalarda yan yana oturuyor, kahkaha atıyor.
Bir dönem büyük sanayi yatırımları anlatıldı.
Bir dönem tersaneler, taş kömürü, ağır sanayi konuşuldu.
Bir dönem bu kentin denizi, balıkçılığı ve ticari potansiyeli üzerinden parlak tablolar çizildi.
Konuşmalar yapıldı, umutlar servis edildi.
Ama aradan geçen yıllara rağmen bu başlıklarda kalıcı bir sanayi hamlesi, sürdürülebilir bir üretim modeli ortaya konulamadı.
Vaatler arşivlerde kaldı.
Fotoğraflar albümlerde duruyor.
Şehir ise yerinde sayıyor.
Sivil toplum sessiz.
Kurumlar temkinli.
Protokol yerli yerinde.
Bu şehirde sorun artık vaat eksikliği değil.
Sorun, kimsenin verdiği sözlerin hesabını sormaması.
Aynı masalar, aynı yüzler, aynı gülüşler..
Ve değişmeyen sonuçlar.