SON DAKİKA

KAYIT DIŞI KAZANIYOR, EMEK SAHİBİ BEDEL Mİ ÖDÜYOR?

18 Ekim, 2026 14:00 •Güncelleme: 18 Ekim, 2026 14:25

Yıllardır aynı şeyi söylüyoruz: Kayıt dışı istihdam ve kayıt dışı ekonomi yalnızca devletin vergi kaybı meselesi değildir. Aynı zamanda emeğiyle ayakta kalmaya çalışan, vergisini ödeyen ve yasal yükümlülüklerini yerine getiren insanların meselesidir.

Peki, kurallara uygun çalışanlar sorumluluklarını yerine getirirken kayıt dışı faaliyet gösterenler karşısında nasıl bir rekabet ortamıyla karşı karşıya kalıyor?

Bu konuyu daha önce defalarca yazdık. Bugün de aynı noktadayız. Çünkü mesele kişisel değil, ilkeseldir.

Kurallara uyanın denetlendiği, kayıt dışı çalışanın ise haksız rekabet avantajı elde ettiği bir düzen kabul edilemez.

HESAPLARIMIZ İNCELENDİ, BAŞIMIZ DİK!

Çok şükür, hesaplarımız da defterlerimiz de incelendi. Yapılan incelemelerde herhangi bir olumsuzluğa rastlanmadı. Devletimize olan borcumuzun farkındayız ve sorumluluklarımızı yerine getirmek için mücadele ediyoruz.

Vergi borcumuzun bulunması, sorumluluğumuzdan kaçtığımız anlamına gelmez. Borcumuzu biliyor, ödemek için mücadele ediyoruz. Devletimize hesap vermekten kaçmıyor, kayıtlı çalışmanın gereğini yerine getiriyoruz.

Ancak burada sorulması gereken önemli bir soru var: Biz yükümlülüklerimizi yerine getirmeye çalışırken kayıt dışı faaliyet gösterenler karşısında neden dezavantajlı duruma düşelim?

DENETİM KAYITLIYA, AVANTAJ KAYIT DIŞINA MI?

Özellikle düğün ve etkinlik sektöründe denetimlerin yalnızca işletmelerle sınırlı kalmaması gerekiyor.

Bir düğün salonunun kayıtlı olması, o salonda hizmet veren herkesin de kendi faaliyetleri bakımından kayıtlı olduğu anlamına gelmez. Garsonundan müzisyenine, DJ'inden fotoğrafçısına, kameramanından organizasyon hizmeti sunanlara kadar sektörde faaliyet gösteren kişilerin vergi ve sosyal güvenlik yükümlülükleri de incelenmelidir.

Elbette her faaliyetin yasal durumu kendi koşullarına göre değerlendirilmelidir. Ancak gerekli vergi kayıtları, sigortalılık yükümlülükleri ve izinler konusunda denetim yapılmadan kayıt dışılıkla mücadele etmek mümkün değildir.

Bir tarafta vergisini, sigortasını ve işinin gerektirdiği giderleri karşılamaya çalışan insanlar var. Diğer tarafta ise yükümlülüklerini yerine getirmeden faaliyet gösterildiğine ilişkin ciddi soru işaretleri bulunuyor.

Peki, bu şartlarda adil rekabetten nasıl söz edebiliriz?

BİZ DE Mİ ENAYİYİZ?

Bu soruyu sormak zorundayız.

Ben kendi işimi kendim yürütüyor, yanımda eleman çalıştırmıyorum. Çünkü birini çalıştırmanın getirdiği sorumlulukları, maliyetleri ve yasal yükümlülükleri biliyorum.

Hem çalıştırdığım insanın emeğinin ve hakkının yenmesine neden olmak istemiyorum hem de kendimi ve işimi yasal risklerin altına sokmak istemiyorum.

Peki, ben kayıt dışı eleman çalıştırmanın yolunu bilmiyor muyum? Elbette biliyorum. Ama bilmek başka, bile bile sorumluluklardan kaçınmak başka!

Bir insan çalıştırmanın yalnızca iş yaptırmaktan ibaret olmadığını biliyorum. O kişinin emeği, hakkı ve sosyal güvencesi de benim sorumluluğumun bir parçası. Bu nedenle kendi imkânlarım doğrultusunda çalışıyor, üstlenemeyeceğim sorumlulukların altına girmiyorum.

Peki, biz bütün bu yükümlülükleri yerine getirmek için mücadele ederken başkaları bunları görmezden gelerek avantaj elde etsin diye mi kurallara uyuyoruz?

O zaman biz de mi iş yerlerimizi kapatalım? Biz de mi vergimizi, giderlerimizi ve yasal sorumluluklarımızı bir kenara bırakıp kayıt dışı çalışalım?

Elbette hayır! Biz kurallara uymaktan vazgeçmeyeceğiz. Ancak kurallara uyanların bedel ödediği, kayıt dışı çalışanların ise haksız avantaj elde ettiği bir düzenin de karşısında duracağız.

Hayır! Kurallara uymak enayilik değil, sorumluluktur. Ancak bu sorumluluğu yerine getirenlerin haksız rekabet karşısında yalnız bırakılmaması gerekir.

DENETİM SEZONLUK DEĞİL, SÜREKLİ OLMALI!

Kayıt dışı ekonomiyle mücadele yalnızca belirli dönemlerde hatırlanmamalıdır. Denetimler yıl boyunca düzenli biçimde sürdürülmeli, özellikle düğün ve etkinlik sezonunda yoğunlaştırılmalıdır.

Çünkü sektörün en hareketli olduğu dönemde ortaya çıkan haksız rekabet, yalnızca o sezon çalışanları değil, yıl boyunca giderlerini karşılayan ve yasal sorumluluklarını yerine getiren herkesi etkiliyor.

İlgili kurumlar, yalnızca kayıtlı işletmeleri değil, sektörde fiilen hizmet veren kişi ve işletmeleri de kendi görev ve yetki alanları kapsamında incelemelidir. Vergisel yükümlülükler, sigortalılık ve istihdam koşulları ile gerekli izinler ayrı ayrı değerlendirilmelidir.

Denetimin amacı yalnızca ceza kesmek değil, kurallara uyulmasını sağlamaktır. Ancak yükümlülüklerini yerine getirmeyenler tespit edildiğinde gerekli işlemlerin yapılması da bu mücadelenin ayrılmaz bir parçasıdır.

Talebimiz açık: Denetim herkesi kapsamalı, kayıt dışılıkla mücadele süreklilik kazanmalıdır.

EMEĞE SAYGI, REKABETTE ADALET!

Yıllardır sektörün içinde emek veren insanların oluşturduğu çalışma biçimlerinin ve projelerin taklit edilerek piyasada yer edinilmeye çalışılması da ayrı bir tartışma konusudur.

Elbette herkes çalışabilir, kendini geliştirebilir ve yeni projeler üretebilir. Ancak yıllar boyunca emek verilerek ortaya çıkarılan çalışmaların değerinin bilinmesi ve emeğe saygı gösterilmesi gerekir.

Biz kimsenin çalışmasına, üretmesine veya ekmeğini kazanmasına karşı değiliz. Tam tersine, herkesin emeğiyle kazanmasından yanayız.

İtirazımız; yasal yükümlülüklerini yerine getirmeden avantaj elde etmeye çalışan bir anlayışın normalleştirilmesinedir.

Çünkü aynı sektörde faaliyet gösterenler arasında adil rekabetin sağlanması, hem emeğin korunması hem de kayıtlı ekonominin güçlenmesi açısından önemlidir.

MÜCADELEMİZ KİŞİSEL DEĞİL, İLKESEL!

Bu konuyu gündeme getirmemizin nedeni kişisel bir hesaplaşma değildir. Mesele, devletin kayıtlı ekonomi hedefi, emeğin korunması ve adil rekabetin sağlanmasıdır.

Vergisini ödeyen, yasal sorumluluklarını yerine getiren ve emeğiyle ayakta durmaya çalışan herkesin hakkı korunmalıdır. Kayıt dışı faaliyetler görmezden gelinmemeli, denetimler dönemsel uygulamalar olmaktan çıkarılarak süreklilik kazanmalıdır.

Biz kayıtlı çalışmanın gereğini yerine getirmeye çalışırken kayıt dışılığın avantaj hâline gelmesini kabul etmiyoruz.

Çünkü bu ülkede kurallara uyanların dezavantajlı, kurallara uymayanların avantajlı olduğu bir düzen olmamalıdır.

Talebimiz ayrıcalık değil; eşit denetim, adil rekabet ve emeğe saygıdır!