SON DAKİKA

8 YIL SONRA SANDIK NE SÖYLEDİ?.

04 Ekim, 2026 08:13 •Güncelleme: 04 Ekim, 2026 08:13

Karadeniz Ereğli Ticaret ve Sanayi Odası seçimleri sona erdi. Sandıklar açıldı, oylar sayıldı ve sonuç belli oldu. Yüksel Balcı, Arslan Keleş'e karşı seçimi kazanarak TSO'nun yeni başkanı oldu.

Ancak bu seçimi yalnızca “Balcı kazandı, Keleş kaybetti” şeklinde değerlendirmek bana göre yeterli değil. Çünkü ortaya çıkan sonuç, geçmiş seçimlerle birlikte değerlendirildiğinde üzerinde düşünülmesi gereken oldukça dikkat çekici bir tablo ortaya koyuyor.

Sekiz yıl önce, 2018 yılında yapılan seçimlerde de gruplarda 3-3-1 şeklinde bir tablo ortaya çıkmıştı. O seçimlerin ardından Arslan Keleş başkanlık koltuğuna oturdu. 2022 seçimlerinde ise tablo tamamen değişti ve Keleş'in listesi 7 grubun tamamını kazanarak 7-0 gibi çok güçlü bir sonuç elde etti.

Aradan dört yıl daha geçti.

2026 seçimlerinde sandık yeniden 3-3-1 dedi.

Ancak bu kez dengeler değişti. Keleş'in listesi 3 grupta kalırken, Balcı'nın listesi 3 grubu kazandı. Kritik grupta bağımsız adayların elde ettiği sonuç ise başkanlık yarışındaki dengeyi Balcı lehine değiştirdi.

Şimdi asıl sorulması gereken soru şu:

Sekiz yılın sonunda sandık neden yeniden böyle bir tablo ortaya çıkardı?

2022'de 7-0 yapan bir yönetim, dört yıl sonra nasıl oldu da başkanlığı kaybetti?

Rakip yeterince ciddiye alınmadı mı?

Seçim sürecinde sahadaki değişim yeterince görülemedi mi?

Yoksa sekiz yıllık yönetim döneminde yapılan çalışmaların tamamı, TSO üyeleri açısından beklenen karşılığı bulmadı mı?

Bunların hiçbirine bugün kesin bir cevap vermek mümkün değil. Çünkü sandık bize sonucu gösterir, ancak her zaman o sonucun bütün nedenlerini tek başına anlatmaz.

Belki birçok etken aynı anda yaşandı.

Belki seçim stratejisinde bazı hesaplar tutmadı.

Belki bazı üyeler farklı bir yönetim anlayışı görmek istedi.

Belki de sekiz yılın sonunda değişim düşüncesi daha fazla karşılık buldu.

Bunların cevabını önümüzdeki süreçte daha net göreceğiz.

Seçim döneminde iki tarafın da ortaya koyduğu söylemler de birbirinden farklıydı. Arslan Keleş, geride bıraktığı dönemde yapılan çalışmaları ve yeni dönem için hazırladığı projeleri anlattı. Yüksel Balcı ise mevcut yönetimin sekiz yıllık döneminin sorgulanması gerektiğini savundu ve değişim vurgusu yaptı.

Sonuçta tercihi TSO üyeleri yaptı.

Burada ne Arslan Keleş'i başarısız ilan etmek doğru olur ne de Yüksel Balcı'yı daha ilk günden başarılı ilan etmek.

Çünkü bir yönetimin başarısı yalnızca seçim sonucu üzerinden değerlendirilemez. Aynı şekilde yeni seçilen bir yönetimin başarısı da seçim gecesi belli olmaz.

Seçim kazanıldı.

Şimdi asıl mesele başlıyor.

Yüksel Balcı, seçim sürecinde değişimden, ortak akıldan ve Ereğli'nin ekonomik olarak daha güçlü bir yapıya kavuşmasından söz etti. Bundan sonraki süreçte üyeler doğal olarak bu söylemlerin ne kadarının hayata geçirileceğine bakacak.

Çünkü seçim döneminde verilen sözlerin gerçek sınavı, sandık kapandıktan sonra başlar.

Yeni yönetim hangi projeleri hayata geçirecek?

TSO üyelerinin sorunlarına nasıl yaklaşacak?

Ereğli'nin ekonomik meseleleri konusunda nasıl bir yol haritası ortaya koyacak?

Ve en önemlisi, seçim döneminde dile getirilen değişim gerçekten yönetim anlayışına yansıyacak mı?

Bunların cevabını zaman gösterecek.

Arslan Keleş açısından da bu seçim, geride kalan sekiz yılın bir muhasebesini yapmak için önemli bir dönüm noktası.

2018'de 3-3-1'den başkanlığa uzanan, 2022'de 7-0 gibi çok güçlü bir sonuçla devam eden süreç, 2026'da yeniden dengeli bir tabloyla sona erdi.

Bu değişimin nedenlerini anlamak, yalnızca Keleş açısından değil, Ereğli'deki ticaret ve sanayi hayatı açısından da önemli.

Çünkü TSO yalnızca bir başkanın veya bir yönetim grubunun kurumu değil.

Orası Ereğli'nin tüccarının, sanayicisinin ve iş dünyasının temsil edildiği bir yapı.

Dolayısıyla seçim sonucunu kişisel bir başarı veya başarısızlık hikâyesine indirgemek yerine, üyelerin verdiği mesajı doğru okumak gerekiyor.

Sekiz yıl sonra sandık yeniden konuştu.

Bu kez söylediği şey ise çok açık:

Dengeler değişti.

Şimdi yeni yönetim için çalışma zamanı, eski yönetim için ise muhasebe zamanı.

Bundan sonrasını ise ne seçim vaatleri ne de seçim sonuçları belirleyecek.

Bundan sonrasını yapılacak işler belirleyecek.

Çünkü birkaç yıl sonra sandık yeniden kurulacak.

Ve o gün sandık yine konuşacak.

Bu kez sorulacak soru ise çok daha farklı olacak:

“Ne değişti?”