SON DAKİKA

Gazeteciliğe Saygı: Kimin Mesleği Bu?

17 Mart, 2026 11:40 Güncelleme: 17 Mart, 2026 11:40

Sabah  telefonumu elime alıyorum ve karşıma “Değerli basın emekçileri…” diye başlayan bir mesaj çıkıyor. Ama mesajın içi bomboş. Talep etmediğim, istemediğim bir bayram mesajı bana sanki “biz senin değerini belirleriz” dercesine gönderilmiş.

Gazetecilik, ayaklar altına alınacak bir meslek değildir. Meslektaşlarımızın emeği, sözde hitaplarla veya kurumların “bilgilendirme” kisvesi altında küçümsenemez. Bazı meslektaşlarımız hatalar yapıyor olabilir, sürekli mesaj ve kutlama talep ediyor, ama bu, kurumların hoyrat, çelişkili ve saygısız mesajlar göndermesini mazur göstermez.

Bir de ne olmuş yani? Bir Ramazan Bayramı’nda, Kurban’da veya Yeni Yıl’da gazeteciye küçük bir destek çıksa, ne olurdu? Ölür müydü gazeteci? Ama CHP önce kendi burjuva havasından çıksın! İçinde halk olduğunu iddia eden bir parti, önce halktan ve haktan yana davranmalı. Ama görüyoruz ki değer vermek sözde “bilgilendirme”yle sınırlı, ciddiyet ve saygı yok, sadece egolar ve çelişkili mesajlar var.

Üstelik bu yaklaşımın sahipleri ülkeyi yönetmeye talip. Gazeteciyle doğru düzgün diyalog kuramayan, üslubunu ortaya koyamayan, basın emekçisine saygı gösteremeyenler, sonra kalkıp ülkeyi yönetmeye talip oluyor. Ciddiye almak mümkün mü? Hayır.

Gazeteci bunu talep edebilir, isteyen mesajı alır, istemeyen almaz. Ben talep etmedim; bu mesajın muhatabı değilim. Yılda üç özel gün vardır: Ramazan, Kurban ve Yeni Yıl. İsteyen alır, istemeyen istemez. Ama bunu hiçe sayarak herkese aynı mesajı göndermek, gazeteciliği küçümsemek ve kişisel sınırları hiçe saymak demektir.

Ve bunu haberleştirecek olan gelecekteki gazeteciler… Onları da kınıyorum! Böyle bir tutum, mesleğin değerini ve saygınlığını daha da zedeler. Basın emekçisine değer sözde değil, davranışla ölçülür.

Ben kınıyorum. Kınıyorum çünkü gazetecilik küçümsenmemeli, ayaklar altına alınmamalı. Ve kınıyorum çünkü bazıları, bunu bile anlayamıyor.