Seyhan Dikay

Alıştırılmış çare(SİZ)ler


Seyhan Dikay
21 Mart 2016 Pazartesi 21:56

Zonguldak’ın sözlerde gözde, özünde ise gelir –gider dengesizliğinin sosyal çarpıklığıyla  dip yaptığı Ereğli’de işimiz, aşımız, yaşam aşkımız zaman zaman da günlere yayılan taşkınlığımızla yarınlarımızı güvenceye alabilmek için  nefes alabilmenin huzurunu dahi hissedemeden koşuşturuyoruz. 

İşimiz gereği yaşamımızın ilgi alanlarının günübirlik diğer deyişle alıştırılmış, alışılagelen anlayışların kronikleşmiş çaresizliğine çare aranır olduğunu gözlemliyorum. Kural dışılığın olağanlaştığı, sistemsizliği sistemmiş gibi benimsenmenin yaşamı rutinleştirdiğinin tıkanmışlığı öylesine etkinleşiyor ki. 

Zonguldak’ın göç verirken Ereğli’nin göç alması demogrofik açıdan nüfus ve seçmen açısından öncelikle kentten köye yayılan yelpaze içinde siyasetçilerin iştahlarını kabartırken beraberinde onlarca da sorunu yaratıyor. Yerel yönetimin fiziki zorluklarına rağmen kamu hizmetinin geçici çözüm arayışları deneme-yanılma yöntemiyle çözülmeye çalışılıyor. Buna en çarpıcı örnek kent içi trafik düzenlemelerini gösterebiliriz. ST֒lerin varlıkları ve etkinlikleri sosyal ve bireysel algılardaki farklılıklarıyla dikkati çekerken toplumsal dinamiklerin birlikteliği ilkesinden de giderek uzaklaşılıyor. Gelir ve eğitim düzeyindeki dengesizlik yerel siyasetçinin konu malzemesi oluyor. Biriken sorunlara çözüm gayreti de  son günlerde siyasetimize giren  Kayseri Pazarlığına benziyor. 

Modern kentleşmenin kriterlerine uygun projelendirmeler siyasetcilerin sözde “Yerel Akademisyen’’ler,” Yerel Akiller’’miş gibi  içi boş iddialılıkları  çözümsüzlük ürettiği gibi aslında çaresizliklerini oluşturuyor. Ortak akıl bir kültürün gereğiyse Ereğli’de, “Tekil akıl” tekledikçe bundan siyaset kurnazlıkları pay çıkarıyor. 

Mart ayını bölgemizde iz bırakan ve geçmişin hatalarının bedeli ağıtlarımızla yinelediğimiz ay olarak yaşıyorum. 1983’de Armutcuk’da103 madencimizin, 1992 de Kozlu’da 263 maden işçimizin grizu faciasını hüzünle anmamızın ötesinde  neler değişti. ?Teknolojiyi yenileyebildik mi.? İş ve işçi sağlığı - güvenliğinin neresindeyiz ? Üretim ve istihdamı artırabildik mi?   

 9 Mart’ı Dünya Kadınlar günü olarak yaşadık. Kutlamalarda  toplumsal barış mı yoksa toplumsal ayrımcılığı yaşadık mı? 9 Mart’ta kadın olarak  yaşamın neresindeyiz.! Kendi algılarımız ve tercihlerimize rağmen yerimizi kimler belirliyor.!

 İş kadını olarak yaşam amaçlarımı gerçekleştirmek ve hedefime ulaşmak için 7/24  var olabilmenin onurunu yaşarken elbette karşıma çıkan engelleri de aşmak zorundayım. Yaşamın gereği de bu. O gereklilikte mesleki birikimlerim ve inançlarımla özdeşiyorum. Bugünlerde olduklarını yaşayanların dünlerden gelemediklerini gördükçe dünler, bugünler ve yarınlar farkındalığı öylesine farklı ki. 

Gazete  S Rota Haber’in farklılıklarıyla yeni bir sayımızı paylaşmak umuduyla her şey yaşamınızca olsun. 

 


YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık