Karadeniz Ereğli’de eğitim alanında faaliyet gösteren Alfa Akademi’nin kurucusu Mesut Özkara ile eğitim anlayışından öğrenci takibine, veli yaklaşımından disiplin ve motivasyon dengesine kadar birçok konuyu konuştuk. Özkara, başarının yalnızca sınav sonucundan ibaret olmadığını belirterek, “Önemli olan öğrencinin kendi potansiyelini keşfetmesi ve süreci doğru yönetebilmesi” dedi.
Bu röportaj iki bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde Alfa Akademi’nin eğitim anlayışı, öğrenci takip sistemi ve kurum vizyonu ele alındı.
Röportaj: Seyhan Dikay
Alfa Akademi’yi kurma fikri nasıl ortaya çıktı?
Alfa Akademi’yi kurma fikri; öğrencilerin sadece akademik olarak değil, motivasyon, disiplin ve hedef belirleme konusunda da doğru şekilde desteklenmesi gerektiğini görmemizle ortaya çıktı. Daha verimli, samimi ve öğrenci odaklı bir eğitim ortamı oluşturmak amacıyla bu yola çıktık.
Eğitim sektörüne girme kararınızın arkasında nasıl bir hikâye var?
Eğitim sektörüne girme kararımın arkasında aslında çok doğal bir süreç var. Çocukları ve çocuklarla iç içe olmayı çok seviyorum. Onlara rehber olabilmek, gelişimlerine katkı sunmak ve hayatlarına dokunabilmek beni gerçekten çok mutlu ediyor. Bu nedenle eğitim, benim için sadece bir meslek değil, aynı zamanda keyif alarak yaptığım bir yaşam alanı oldu.
Bugün geldiğiniz noktaya bakınca sizi en çok gururlandıran şey nedir?
Bugün geldiğimiz noktada bizi en çok gururlandıran şey; öğrencilerimizin başarılarının yanında bize duydukları güven ve aidiyet hissi. Sadece sınav kazanan değil, hedeflerine inanan öğrenciler yetiştirebilmek bizim için en büyük mutluluk.
"HER YAŞ GRUBUNA ÖZEL EĞİTİM MODELİ"
Alfa Akademi’de hangi yaş gruplarına eğitim veriyorsunuz?
Alfa Akademi olarak anaokulu, ilkokul kurs, ortaokul kurs ve lise kurs gruplarına yönelik eğitim hizmeti veriyoruz. Her yaş grubuna uygun akademik destek ve rehberlik anlayışıyla öğrencilerimizin gelişimini yakından takip ediyoruz.
Anaokulu, ilkokul, ortaokul ve lise gibi farklı yaş gruplarına hitap etmek zor mu?
Farklı yaş gruplarına hitap etmek elbette ciddi bir sorumluluk gerektiriyor. Ancak her kademeye özel öğretmen kadromuz ve eğitim anlayışımız sayesinde öğrencilerimizin ihtiyaçlarına uygun bir sistem oluşturuyoruz. Bu çeşitlilik aynı zamanda bizi daha güçlü ve tecrübeli bir kurum haline getiriyor.
"ANAOKULUNDA OYUN TEMELLİ EĞİTİM ANLAYIŞI"
Anaokulu eğitiminde özellikle hangi yöntemleri benimsiyorsunuz?
Okulumuzda çocukların bireysel farklılıklarını önemseyen, oyun temelli ve aktif katılıma dayalı bir eğitim anlayışı benimsiyoruz. Eğitim sürecimizde; yaparak-yaşayarak öğrenme, keşif temelli etkinlikler ve çocuk merkezli yaklaşımlar ön plandadır.
Amacımız; akademik becerilerin yanında özgüveni yüksek, iletişim kurabilen, problem çözebilen ve mutlu bireyler yetiştirmektir.
"ÜNİVERSİTE HAZIRLIĞINDA ESNEK SİSTEM"
Lise ve üniversite hazırlık öğrencileri için nasıl bir eğitim sistemi uyguluyorsunuz?
Lise ve üniversite hazırlık sürecinde öğrencilerimizin bireysel ihtiyaçlarına göre farklı paket seçenekleri sunuyoruz. Deneme kulübü, kütüphane kullanımı, eğitim koçluğu, özel ders, tüm derslerin bulunduğu paketler ya da öğrencinin istediği dersi seçebileceği esnek sistemlerimiz mevcut. Amacımız her öğrencinin kendi ihtiyacına uygun en verimli çalışma düzenini oluşturabilmesi.
Öğrencilerin bireysel takibini nasıl sağlıyorsunuz?
Öğrencilerimizin bireysel takibini; düzenli deneme analizleri, birebir koçluk görüşmeleri, ödev ve çalışma programı kontrolleriyle sağlıyoruz. Her öğrencinin eksik olduğu konuları ve gelişim sürecini yakından takip ederek kişiye özel bir çalışma sistemi oluşturuyoruz.
"VELİLERE GÜVEN ve DOĞRU KURUM SEÇİMİ"
Veliler bir eğitim kurumu seçerken en çok nelere dikkat etmeli?
Veliler bir eğitim kurumu seçerken sadece akademik başarıya değil; öğrenci takibine, rehberlik sistemine, öğretmen kadrosuna ve kurumun öğrenciyle kurduğu iletişime dikkat etmeli. Bunun yanında kurumun veliye ve öğrenciye verdiği güven hissi de çok önemli. Çünkü başarıyı sürdürülebilir hale getiren en önemli şey, öğrencinin doğru ortamda kendini güvende ve değerli hissetmesidir.
Sizi Karadeniz Ereğli’deki diğer eğitim kurumlarından ayıran en önemli fark nedir?
Bizi Kdz. Ereğli’de diğer eğitim kurumlarından ayıran en önemli fark; öğrencilerimizle kurduğumuz samimi iletişim ve bireysel takip sistemimiz. Her öğrenciyi kendi hedefi, eksiği ve potansiyeli doğrultusunda değerlendiriyor; her öğrencinin kendi ihtiyacına uygun çalışma düzeni sağlıyor, sadece ders başarısına değil, motivasyonuna ve gelişimine de önem veriyoruz.
“EZBER DEĞİL, ÖĞRENMEYİ ÖĞRENMEK ÖNEMLİ"
Günümüzde eğitim anlayışı sizce nasıl değişti?
Günümüzde eğitim anlayışı geçmişe göre oldukça değişmiş durumda. Artık eğitim, yalnızca bilgiyi aktarmaya dayalı bir süreç olmaktan çıkıp, öğrencinin bilgiyi nasıl kullanacağını ve yorumlayacağını merkeze alan bir yapıya dönüşmüştür.
Eskiden daha çok ezber ve sınav başarısı ön plandayken, bugün öğrencinin problem çözebilme, öğrendiğini farklı durumlara uyarlayabilme ve anlam kurabilme becerileri daha değerli hale gelmiştir. Bu nedenle artık “Ne kadar biliyor?” sorusundan çok, “Bildiğini nasıl kullanıyor?” sorusu önem taşımaktadır.
“GÜVENİ SÖZLE DEĞİL, SİSTEMLİ ÇALIŞMAYLA OLUŞTURUYORUZ"
Eğitim kurumlarına olan güven konusu zaman zaman tartışılıyor. Siz bu güveni nasıl sağlıyorsunuz?
Eğitim kurumlarına güveni şeffaflık, düzenli bilgilendirme ve somut sonuçlarla sağlıyoruz. Öğrenci ve velilerimizle süreci açık şekilde paylaşıyor, her öğrenciyi bireysel olarak takip ediyor ve ihtiyaçlarına göre özel çalışma planları oluşturuyoruz. Böylece güveni sözle değil, sistemli çalışma ve istikrarlı başarıyla oluşturuyoruz.
Öğrenci başarısını etkileyen en büyük hata sizce nerede yapılıyor: öğrenci, aile yoksa sistem mi?
Öğrenci başarısında tek bir faktöre indirgemek doğru olmaz; aslında aile, öğrenci ve sistem bir bütün olarak etkilidir. Ancak sahada en sık gördüğümüz temel sorun, bu üç yapının aynı hedefte buluşamaması.
Bazı durumlarda öğrenci yeterli sorumluluğu üstlenemiyor, bazen aile süreci doğru şekilde destekleyemiyor, bazen de eğitim sistemi öğrencinin ihtiyacına göre yeterince esnek olamıyor. Ama en kritik nokta genellikle takip eksikliği ve sürdürülebilir çalışma alışkanlığının oluşmamasıdır.
Yani hata tek bir yerde değil; önemli olan bu üç unsurun aynı disiplin ve plan içinde birlikte hareket edebilmesidir.
Eğitimde disiplin ile motivasyon arasında dengeyi nasıl kuruyorsunuz?
Disiplin ve motivasyonu birbirinin karşıtı değil, tamamlayıcısı olarak görüyoruz. Disiplin öğrencinin düzenli çalışmasını sağlayan iskelet; motivasyon ise bu süreci sürdürülebilir kılan güçtür.
Öncelikle öğrencinin seviyesine uygun, ulaşılabilir hedefler belirliyoruz. Küçük ve düzenli başarılar motivasyonu doğal olarak artırıyor. Net bir çalışma planı ve takip sistemiyle öğrencinin süreci dağılmadan ilerlemesini sağlıyoruz.
Disiplin sürekliliği sağlarken, motivasyon öğrencinin sürece istekli katılımını artırıyor. Bu denge kurulduğunda başarı daha kalıcı hale geliyor.
Röportaj Serimizin Devamı Yakında…
Alfa Akademi Kurucusu Mesut Özkara ile gerçekleştirdiğimiz röportajın ikinci bölümünde; öğrenci başarı hikâyeleri, yeni nesil eğitim modeli ve Alfa Akademi’nin gelecek hedefleri ele alınacak.