Alfa Akademi Kurucusu Mesut Özkara ile gerçekleştirdiğimiz röportaj serimizin ikinci bölümünde; öğrenci başarı hikâyeleri, yeni nesil eğitim modeli, dijital eğitim yaklaşımı ve kurumun gelecek hedefleri ele alındı. Özkara, “Her öğrencinin içinde bir potansiyel vardır, önemli olan onu doğru şekilde ortaya çıkarabilmektir” dedi.
Röportaj: Seyhan Dikay
Sizi en çok etkileyen öğrenci hikâyelerinden biri var mı?
Lise döneminde meslek lisesinde okuyan ve ailevi sorunlar nedeniyle eğitimine yeterli destek verilmeyen bir öğrencimiz, tüm zorluklara rağmen defalarca kendi çabasıyla sınava hazırlanarak Ankara’da Okul Öncesi Öğretmenliği bölümünü kazanmış ve mezuniyetinin ardından atanmıştır.
Bir diğer öğrencimiz ise sağlık sektöründe hemşire olarak çalışan, evli ve çocuk sahibi olmasına rağmen yıllar sonra yeniden üniversite sınavına hazırlanmış ve Tıp Fakültesini kazanmıştır. Şu anda tıp fakültesi 2. sınıfta eğitimine devam etmektedir.
Evet, 19 yıllık meslek hayatım bu tür örneklerle dolu. “Bu çocuk başaramaz” denilen birçok öğrencinin, doğru kurum, doğru rehberlik ve doğru yönlendirmeyle aslında neler başarabileceğini defalarca gördüm. Bana göre her öğrencinin içinde bir potansiyel vardır; önemli olan o potansiyeli doğru şekilde ortaya çıkarabilmektir.
Alfa Akademi’nin önümüzdeki yıllar için hedefleri neler?
Önümüzdeki yıllar için en temel hedefimiz, kurumsal yapımızı daha da güçlendirerek eğitimde sürdürülebilir başarıyı artırmak. Öğrencilerimize sadece sınav başarısı değil, aynı zamanda düzenli çalışma alışkanlığı ve akademik disiplin kazandırmayı daha sistemli hale getirmek istiyoruz.
Bunun yanında teknolojiyi ve ölçme-değerlendirme sistemlerini daha etkin kullanarak her öğrenciyi daha yakından takip edebileceğimiz bir yapı kurmayı hedefliyoruz. Ayrıca bölgesel değil, daha geniş ölçekte tanınan ve tercih edilen bir eğitim kurumu olma yolunda ilerliyoruz.
Yeni projeler veya yeni eğitim alanları planlıyor musunuz?
Önümüzdeki dönemde eğitim anlayışımızı daha da özelleştirmeye yönelik önemli adımlar planlıyoruz. Yeni eğitim yılında ortaokul kadememizi, farklı bir binada ve yalnızca bu yaş grubunun gelişimsel özelliklerine uygun şekilde yapılandırılmış bir sistemle sürdüreceğiz.
Bunun yanında “Yeni Nesil Kurs” mottosuyla hem lise hem de ortaokul düzeyinde öğrencilerin bireysel ihtiyaçlarına göre şekillenen eğitim paketleri oluşturduk. Artık tek tip program yerine, öğrencinin ihtiyacına göre belirlenen esnek bir modelle ilerliyoruz.
Dijital eğitim sistemleri konusunda nasıl bir yol izliyorsunuz?
Dijital eğitim sistemlerinde temel yaklaşımımız, teknolojiyi eğitim sürecinin merkezine değil, destekleyici bir araç olarak konumlandırmak. Ölçme-değerlendirme sistemleri, online deneme analizleri ve dijital içeriklerle öğrencinin gelişimini daha yakından takip ediyoruz.
Amaç teknolojiyi kullanmak değil, öğrencinin başarısını artıracak şekilde doğru noktada kullanmaktır.
Eğitim alanında iz bırakmak isteyen gençlere ne tavsiye edersiniz?
Eğitim alanında iz bırakmak isteyen gençlere tavsiyem; sadece derslere girip çıkan değil, bulunduğu ortama katkı sunan bireyler olmalarıdır. Öğrencilik döneminde düzenli çalışma alışkanlığı kazanmak, sorumluluk almak, eleştirel düşünmeyi geliştirmek ve çevresine olumlu etki bırakmak çok değerlidir.
Sadece kendi başarısına odaklanmak yerine, bulunduğu ortamda öğrenme kültürünü geliştirmek de bir “iz”dir. Kısacası iz bırakmak; büyük şeyler yapmak değil, bulunduğun her ortamda disiplinin, saygının ve öğrenme isteğinin fark edilmesini sağlamaktır.