Kdz.Ereğli Kestaneci Mahallesi'ndeki Uzun Mehmet Anıtı önünde düzenlenen törende, anıta çelenk konuldu, saygı duruşunun ardından İstiklal Marşı okundu.
Törene AK Parti Zonguldak Milletvekili Saffet Bozkurt, Kdz. Ereğli Kaymakamı Fatih Yılmaz, Karadeniz Bölge Komutanlığı Merkez Komutanı Albay Mustafa Güzel, Kdz. Ereğli Belediye Başkan Vekili Çetin Yiğit, İlçe Jandarma Komutanı Yzb. Mehmet Demir, Türkiye Taşkömürü Kurumu (TTK) Genel Müdür Yardımcısı Ümit Yılmaz Değirmenci, GMİS Genel Başkan Yardımcısı İsa Mutlu, GMİS Genel Sekreteri Yener Arslanbuğa, Türkiye Taşkömürü Kurumu(TTK)Armutçuk Müessese Müdürü Talat Tuğrul Toprakçı ve MüesseseYöneticileri, GMİS Armutçuk Şube Sekreteri Ferhat Şen, Şube Mali Sekreteri Kadir Tekin, Şube Teşkilat Sekreteri Sedat Tosun, GMİS Kozlu Şube Sekreteri Şenol Başyiğit, Şube Teşkilat Sekreteri Deniz Yusufoğlu, Amelebirliği Yönetim Kurulu Üyesi Metin Artırmak, Maden Şehitleri Aileleri Derneği Başkanı Rıza Kılıçarslan, Belediye Başkanları, Bürokratlar, Sivil Toplum ve Meslek Örgütleri ile siyasi partilerin Başkan ve Yöneticileri, maden işçileri ve öğrenciler katıldı.
MUTLU: ÇIKARILMAYI BEKLEYEN 1.5 MİLYAR TON TAŞKÖMÜRÜ REZERVİMİZ VAR
Genel Maden İşçileri Sendikası (GMİS) Genel Başkan Yardımcısı İsa Mutlu,Uzun Mehmet’in 1829 yılında kömürü bulmasının ardından 1848 yılında üretimin başladığını belirterek “Kurtuluş Savaşı ile birlikte Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşları, madencilere ve maden havzamıza sahip çıktı.Ülkemizde sadece Zonguldak Havzası’nda bulunan taşkömürü sayesinde Demir-çelik fabrikalarımız, enerji santrallerimiz kuruldu, sanayi kentine dönüştük” dedi.
“Demir-çelik fabrikalarımızın yüksek fırınlarını çalıştırmak, sanayimizin çarklarını döndürebilmek için havzamızdaki özkaynağımız taşkömürüne ihtiyaç olduğu açıktır” diyen Mutlu, Zonguldak Havzası’nda çıkarılmayı bekleyen 1.5 milyar ton taşkömürü rezervi olduğuna da dikkat çekti.
Mutlu şöyle konuştu;
“Zonguldak Maden Havzası’nın ilk şehidi Uzun Mehmet’i, kömürü buluşunun 197’nci yılında saygı ve rahmetle anıyoruz.
178 yıllık üretim tarihimizdeki tüm maden şehitlerimize Allah’tan rahmet, ailelerine ve yakınlarına başsağlığı ve sabır diliyoruz.
Kurtuluş savaşı şehitlerimizi, vatan şehitlerimizi, demokrasi şehitlerimizi, görev şehitlerimizi saygı, şükran ve rahmetle anıyoruz. Mekanları cennet olsun.
Uzun Mehmet’in 1829 yılında Neyren Deresinde taşkömürünü bulmasının ardından 1848 yılında Resmi üretim tarihimiz başladı.
Kurtuluş savaşı ile birlikte Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşları, madencilere ve maden havzamıza sahip çıktı.
Ülkemizde sadece Zonguldak Havzası’nda bulunan taşkömürü sayesinde demir-çelik fabrikalarımız, enerji santrallerimiz kuruldu, sanayi kentine dönüştük.
Bu vesileyle cumhuriyetimizin ve bağımsızlığımızın kurucu önderi Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü vefatının 88. Yılında sevgi, saygı, şükran ve rahmetle anıyoruz.
HAVZA ÜLKEMİZİN GELİŞMESİNE BÜYÜK KATKILAR VERDİ
Madencilik, dünyanın en zor, en ağır ve En riskli işkollarından biridir.
Madencilik, özveri ve kültür işidir.
Maden işçileri; bu kültürü, 177 yıllık üretim sürecinde kazanmış, bu uğurda 5 bin şehit verdi.
Bölge insanımız acılar yaşayarak madenciliği öğrendi.
Maden havzamız, taşkömürü üretimi, demir-çelik fabrikaları ve enerji santraliyle çok uzun yıllar ülkemiz sanayisinin lokomotifi olmuş, ülkemizin gelişip kalkınmasına büyük katkılar verdi.
17 Kasım’da kuruluş yıldönümünü kutlayacağımız Genel Maden İşçileri Sendikamız, ülkemizin sanayisinin gelişmesi yönünde üretilen politikalara, emekçiler ve çelik işçileriyle omuz omuza vererek büyük katkılar sağladı.
Hep birlikte ülkemizin ekonomisine katkı sağlamak için, halkımızın ve emekçilerin refahı için mücadelemizi kararlılıkla sürdürüyoruz.
ÜLKEMİZİN TAŞKÖMÜRÜNE İHTİYACI VAR
Kömür, dünyada yaygın olarak bulunması, petrol ve doğalgaza göre daha fazla ömre sahip olması nedeniyle vazgeçilmez bir enerji kaynağı durumunda.
Bölge coğrafyamızda yaşanan enerji temelli savaşlar ve çatışmalar, enerji güvenliğinin önemini bir kez daha ortaya koydu.
Türkiye, her yıl 39 milyon ton taşkömürü ithal ediyor, ithalata milyarlarca dolar ödüyor.
Ülkemizin enerji kaynaklarında dışa bağımlılığı sürüyor.
İthalatın azaltılması ve Türkiye’nin bu ağır faturayı hafifletmesi için yerli ve milli kaynaklarımıza daha fazla önem verilmelidir.
Havzadaki kömürün koklaşabilir özelliği nedeniyle bölgeye kurulan Kardemir ve Erdemir’in ihtiyacını azami ölçüde bölgemizden karşılamak mümkündür.
Yeraltında çıkarılmayı bekleyen 1,5 milyar ton taşkömürü rezervimiz var.
Ancak TTK, norm kadrosunun ve yıllık 5 milyon ton üretim kapasitesinin çok altında çalıştırılıyor.
Demir-çelik fabrikalarımızın yüksek fırınlarını çalıştırmak, sanayimizin çarklarını döndürebilmek için havzamızdaki özkaynağımız taşkömürüne ihtiyaç olduğu açıktır.
Ülkemizin koklaşabilir kömür ihtiyacını işçi sağlığı ve iş güvenliği kuralları dahilinde azami ölçüde karşılayabilmek ve sürekliliği sağlayabilmek için işçi sayısı norm kadro seviyesine çıkarılmalıdır.
Bu gerçekler ışığında iş sağlığı ve güvenliğinin tam anlamıyla sağlanarak yerli ve milli kaynaklarının üretiminin artırılması ve TTK’nın; öncelikle yerüstü ve yeraltı işyerlerinde norm kadroyla ve istikrarlı bir şekilde çalışması gerektiğini, böylece ülkemize ve milletimize daha çok hizmet eder duruma geleceğini her fırsatta ve her platformda ilgililere anlattık, anlatıyoruz.
Biz bu gerçekleri sonuç alınıncaya kadar anlatacak ve bu yolda mücadeleyi sürdüreceğiz.
Bu düşüncelerle başta Uzunmehmet olmak üzere tüm maden şehitlerimizi bir kez daha rahmetle anıyorum”
TOPRAKÇI: TAŞKÖMÜRÜ ÜRETİMİNİN TOPLUMUN GELİŞMESİNDE ÖNEMLİ PAYI VAR
TTK Armutçuk Müessese Müdürü Talat Tuğrul Toprakçı da kömürün bulunuş ve üretim sürecini anlattığı konuşmasında havzada üretilen taşkömürünün 19. Yüzyıl ortalarından itibaren toplumun ekonomik, endüstriyel ve toplumsal gelişmesinde önemli payı olduğunu söyledi.
Toprakçı, “Havzamızdaki taşkömürü koklaşabilme özelliğiyle ülkemizde tektir ve bu özelliğiyle çok önemli bir yeraltı zenginliğimizdir” dedi.
Toprakçı, taşkömürünün koklaşabilir özelliği nedeniyle yüksek fırınlarda demir cevherinin işlenerek yüksek kalitede demir-çelik üretilmesinin yanında çimento, kimya endüstrisinde ham madde olarak, kağıt ve selüloz endüstrisinde, tekstil sektöründe de kullanıldığını belirtti.
YİĞİT: MADENCİLER HER ZAMAN SAYGIYI HAK EDİYOR
Kdz. Ereğli Belediye Başkan Vekili Çetin Yiğit de “1829 yılında Ereğli’nin Kestaneci Köyü’nde Uzun Mehmet tarafından taş kömürünün keşfedilmesi, yalnızca bölgemizin değil, ülkemizin ekonomik ve sanayi tarihinin de önemli dönüm noktalarından biri olmuştur.
Aradan geçen yıllara rağmen kömürün ülkemiz için taşıdığı değer, madencilerimizin emeği ve fedakârlığıyla yaşamaya devam ediyor. Bu toprakların tarihine alın teriyle iz bırakan madencilerimizin emeği, her zaman saygıyı hak ediyor.
Uzun Mehmet’i saygı ve rahmetle anıyor, yerin yüzlerce metre altında büyük bir özveriyle çalışan madencilerimize teşekkür ediyor, maden şehitlerimizi rahmetle yâd ediyoruz” dedi.
Tören, öğrencilerin okuduğu "Madenci" şiiri ve beğeniyle izlenen oratoryo gösterisi, öğrencilere hediyelerinin verilmesi ve öğrencilerin madencilere çiçek vermesininardından sona erdi.
