Seyhan Dikay

Kömür alev alır mı ?


Seyhan Dikay
3 Temmuz 2016 Pazar 22:11

 Zonguldak siyasetinin odak merkezini oluşturan taş kömürünün lokomotif kuruluşu Türkiye Taş Kömürü Kurumu Armutçuk ve Amasra’daki kömür sahalarının rödevans yöntemiyle verilmesinin ardından artık Karadon Müessese Müdürlüğü’nün envanter ve bilançolarının istenmesiyle resmen  özelleştirme takviminde yer aldı. 

AK Parti hükümetinin her alandaki özelleştirme programları çerçevesinde ‘Sürekli zarar eden  Kamu İktisadi Teşebbüsü (KİT)’’ olan TTK’nın küçültülmesi operasyonu start alınca etkili ve yetkili kuruluşlar çok hızlı bir görüşme trafiği yaşamaya başladılar. 

Oysa biraz şöyle gerilere doğru gidildiğinde TTK’nın adım adım bölünerek özelleştirileceğinin işaretleri verilirken bu sürece gelineceğini pek tahmin etmek istenmiyordu. İlgili kuruluşlar ve iktidar milletvekilleri adı belli olmayan çözüm vaadleriyle kamuoyunu oyaladıkları gibi Genel Maden İşçileri Sendikası ise işçi alımı ve üretim artırılması talepleriyle  umut pompalıyordu. Geçtiğimiz aylarda KİT Komisyonu üyeleri Zonguldak’a gelerek çalışmalar yapmış, TBMM’de TTK’nın  dünü, bugünü ve yarını masaya yatırılmıştı.  Yine o süreçte Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak’ın taş kömürü ve enerji santrallerine ilişkin açıklamalarında cümle içlerinde TTK’nın  müesseseler bazında küçültülerek özelleştirileceğini kimse görmek istemiyordu. 

Siyasetimizde bir döneme damgasını vuran Özal’lı Yıldırım Akbulut’lu ANAP yönetimi de 1990’larda TTK’nın özelleştirilmesi ve toplu sözleşme görüşmelerinin grevle sonuçlanmasıyla 100 binlerce insan  Ankara yollarına döküldüğü günlerden buyana ne kazanıldı ? neler rehabilite edilebildi ? üretim artırılabildi mi ? yoksa yine devletin sırtında  kambur olan kurum olmaktan öteye gidilebildi mi ? Buna Soma  maden faciasının ardından taş kömürü üreten resmi ve özel kuruluşlarda istenilen, hedeflenen noktaya ulaşılabildi mi ? 

Evet ulaşıldı.. Armutcuk ve Amasra’da 10 yılda bir gram kömür üretilemedi. Ama siyasetçiler bol bol iş ve istihdam müjdeler ürettiler.  

Haziran başında Enerji ve tabii Kaynaklar Bakanlığı Strateji Geliştirme Başkanlığı Özelleştirme İdaresi Başkanlığı’ndan TTK Karadon Müessese Müdürlüğü’nün  özelleştirme kapsamına alınmasını isteyiverdi.  ÖİB’de TTK’dan  Karadon ile ilgili ayrıntılı bilgi ve doküman isteyince Zonguldak artık resmen yeni bir sürece adım adım yol almaya başladı. 

Bölge milletvekillerinin devre dışı bırakıldığı bu gelişme –bir Millletvekili kendilerine haber verilmediğini söyledi- Zonguldak’ın gündeminde bomba etkisi yarattı. Tepkiler üzerine AK Parti cephesi suskunluğa girerken Genel Maden İşçileri Sendikası  konumu gereği eylem planları oluşturmaya başladı. Sendika  istese de istemese de maden işçisinin yanında özelleştirmenin karşısında yer almak zorunda.. Zonguldak TSO’ ve rödevanscılar da AK Parti yanlısı açıklamalarla kamuoyunda dalgalanmalara yol açıyor.. 

Önümüzdeki günler de sürecin gelişimi ve boyutlarını hep birlikte izleyeceğiz. Bu Zonguldak siyaseti ve ekonomisine nasıl yansıyacak şimdiden  fikir üretmemeye gerek yok. Süreci çok iyi algılamak gerekir.. Söz sırası  bölgeye sürekli müjdeler vadeden siyasetçilerde…

                           x               x                x                x            x 

Sivil toplum  ve meslek kuruluşlarının ,’’Katılımcı yönetim Sorunluluğu’’nu gerçekleştirmek ve çoğulcu demokrasinin altyapısını oluşturmak düşüncesiyle  kurulan Kent Konsey’leri Ereğli’de güdümlü siyasetten öteye geçemiyor. Siyasi kulis yönetimi anlayışıyla görev yapan Kent Konseyi sessiz sedasız olağan Genel Kurula giderken birden  yerel siyasetin gözde kuruluşu oluverdi. Konseye başkan adayları  bahar  papatyaları gibi çoğalıverince  yarışa ana muhalefet partisi de katıldı.  Ve  hazirun cetveli  düzenlemelerine rağmen çoğunluk sağlanamayınca yönetmelik maddelerine bakmak ancak  akıllarına geldi. Kulislerin yazılı yönetmeliği var mı da Kent Konseyleri Kuruluş yönetmeliğinden umut aranıyor. 

                      ************************************* 

Bir de her iki- üç ayda Belediyenin yönetim kademesindeki periyodik değişimler de artık öylesine rutinleşti ki. Gerçi  gelecek yerel seçimlere daha 2 yıl var ama  yine de bir öneride bulunayım. En iyisi kısa süreli yönetim değişim takvimi yapılır ve basına da duyurulursa  sırası gelecek yöneticiler de ona göre çalışırlar.. Arada  dedikodu ve çamur atma mı bilemiyorum ama bir yöneticiyi de yıpratma politikası da  işe yarar mı ? Ereğli’de siyasetin en maliyetsizi dedikodu üretmek.. Konuştukça sokak şenlenir sanılırken siyaset anlayışı dip yapıyor olsa da kimin umurunda.. 

Mübarek Bayrama giriyoruz. Bu yazdıklarımıza göz yumarak birlik beraberlik ve refahtan, kalkınmadan söz ederek birbirimizi kutlayacağız. Temmuz  sıcaklığıyla yeni bir sayıda buluşmak umuduyla  iyi bayramlar dilerim.

 

 

 

 

 


YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık