Gazetecilik gerçeği ve biz

Seyhan Dikay

Seyhan Dikay

Yaşayabilmek için emek vererek çalışmak ve varlığımızı sürdürerek refah düzeyimizi yükseltmek insan olabilmenin vazgeçilmezi. Bu her meslek için geçerli.

İnsanlar yeteneklerini ve becerilerini beyin gücü ve bilgi donanımı, ilgi alanlarında yaratıcılıklarıyla zenginleştirebildikçe toplumda yer bulurlar.

Her mesleğin yazılı ve yazılı olmayan kurallarıyla beraber başlangıcı, ilk adımından zirve ve zirve ötesine kadar süreçleri var. Süreç sıralı basamakları adımladıkça dünlerin getirileri ve götürüleri, birikimler  geleceğin hedef basamaklarını oluşturuyor.

Yerelden ulusala, ulusaldan Uluslararası ve evrensellik düzeyine idolleşebilmek.

Hayatımın 20 yılını dolduran radyo, TV, reklam, yayıncılık ve gazeteciliğimde  bu mesleğe yıllarını veren usta ağabeylerimin, “Gazetecilik uzun soluklu olabilmektir.  Haberci her gün maratondadır’’sözlerini şimdi daha iyi anlıyor ve yaşıyorum. Sığ ve dar düşüncelerle kelepçelenmiş habercilikten çok basit ve emeksiz hazırcılık diyebileceğim gazeteciliğin yapıldığı Ereğli’de bunu büyük bir inanç, azim, kararlılık ve şevkle yapabiliyorum.” Öğrenmenin gelişim, öğrendiğini sananların öğrenmemedeki bağnazlıklarını kabullenemediklerine tanık oldukça mesleğimdeki farklılığı gazeteciliği aralıksız 44 yıldır sürdüren her zaman desteğini veren, gazetecilik bilgi ve deneyimlerine hayran olduğum   duayen Cahit Akman ağabeyime bir kez daha binlerce teşekkür ediyorum. Can radyo’da Altan Akçakese’nin hazırlayıp sunduğu Çizgi üstü Programına  katılan  Akman, yerel, genel basın yayın ve medya sektörümüzün içinde bulunduğu sorunları, açmazları, cemiyetciliğimizin  bugününü her yönüyle örnekledi ve  3 saatlik seminer gibi sohbetini ilgiyle dinledim. Akçakese’nin her sorusuna net ve açık cevapları, şahsıma ait koşuşturmalarımı değerlendirmesi  onur duymamın ötesinde hedefimi pekiştirdi. Akaçakese’nin,’’Gazeteciyi kim eğitecek. Kimden öğrenecek ?’’ sorusuna, mütevaziliğiyle ’’Önce kendine soracak. Sonra da kendini eğiterek öğrenecek. Halen gazeteciliği öğrendikçe kendimi yenileyebiliyorum’’şeklindeki yanıtı mesleğimizin ne kadar uzun soluklu ve bir deryayı dolduracak bilgi birikim gerektirdiğine  en güzel örnekti. 

  Bu sayımızda Zonguldak Belediye Başkanı Muharrem Akdemir ile kısa  görüşmemizi haberleştirerek okurlarımıza sunuyorum.Yerel seçimler ve ardından 2 genel seçim ile CHP Kongrelerinde sık sık gündeme gelen ve eleştirilerin hedefi haline getirilen Akdemir parti içi çekişmeler, belediye hizmetleri ve hedefleri açısından sorularımıza  net cevaplar verdi. Zonguldak’ın  kronik sorunu gibi ikide bir gündeme getirilen Lavuar sahasına ilişkin gelişmeleri  kalın çizgilerle söylerken  Alaplı’nın tarihinde  ilk kez seçilen  AK Parti Milletvekili Faruk Çaturoğlu’nun bu alana  cami yapılmasını istemesi  adeta gündeme damgasını vurdu. Gazetelerde buna ilişkin haberlerle karikatürlere  konu malzemesi oldu. Bunu AK Parti Ereğli ve Alaplı İlçe Başkanlarının yönetimleriyle birlikte  soluğu Adliye koridorlarında almaları izledi. AK Parti İlçe Başkanları CHP  Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’nun Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan hakkındaki sözleriyle hakaret  ettiği iddiasıyla suç duyurusunda bulundular.  Tersanelerin kapanması, işsizlik, TTK’ya işçi alınması , Teşviklerden yararlanılması,  yıllardır tamamlanamayan Zonguldak-Ereğli, Ereğli-Devrek  karayolu,  OSB’ler, Alaplı İOSB  ve Ereğli’de  atılımların sinevizyon sunumlarından öteye geçmeyen projeler ve kent meydanı projesindeki tıkanmışlıklar sanki çözümlendi de iş artık şova kalmış... 

 “Durmak yok yola devam”  diyorlarsa da ortada biten yol yok ama,’’Beraber yürüdük biz bu yollarda’’ şarkısıyla 13 yıldır yürüyoruz. Yürüyoruz da ‘’Yollar yürümekle aşınmaz’’ diyen siyasetçi kalmadıysa da  Ereğli’nin bir deyimiyle yazımızı noktalayayım: ‘’Yazı va, gışı va.. evecek ne va…!)  Türkçesi:  Yazı var, kışı var. Acele edecek ne var…

 

 



15 Şubat 2016 Pazartesi 10:54

http://www.ereglirotahaber.com/yazar/gazetecilik-gercegi-ve-biz-91.html