Seyhan Dikay

SİYASETİN YÖNÜ DEĞİŞTİ


Seyhan Dikay
4 Nisan 2015 Cumartesi 20:22

Seçim sürecine girdiğimiz bu günlerde sokaktaki vatandaşın birçok şeyden haberi dahi yok dersek yanlış olmaz. Neden diyecek olursanız, yayın kuruluşlarına baktığınızda herkesin tuttuğu tarafla ilgili yaptığı haber ve yorumlar gerçekten bazen insanları bezdiriyor. Acı ama gerçek bu. siyasete olan güven her geçen gün azalıyor. Kimse doğrudan ya da haklıdan yana olmayı her geçen gün biraz daha unuttuğu için işte insanlarımızın da hem siyasilere olan güveni yok oluyor hem de ilgisi az oluyor. Bazen gösterilen ilgi ve alakada o anlık oluyor. Eskiden saygıdan olan ilgi alaka şimdilerde ya bir şeylerin korkusuna ya da gösteriş için yapılır olmuş. Oturup herkesin şapkasını önüne koyup bu konuda biraz düşünmesi gerekmez mi? Nihayet önümüzde bir seçim daha var bu seçime giderken. Sokağın mücadelesi farklı, siyasilerin mücadelesi daha farklı. İşte bu ortamda bir seçim daha yapacağız. İnsanlar yine birbirine şiddetle ya karşı ya yanında ama samimiyetimizden bir şeyler eksildiğinin farkındayız. Aday adaylarına baktığınızda da ne demek istediğimi anlayacaksınız. Her partinin bu konuda ayrı bir derdi söz konusu. Ak Parti ha keza adaylarımız arasında paralelci olmasın. Diğer yandan CHP merkezden idare edilmeyi seviyor. Öte yandan MHP ise bazı kişiler kendilerini kalkan olarak kullanmasın diye uğraşıyor. Baktığınızda hem siyasetin yönü değişti. Hem de insanların siyasetten beklentileri. Eskiden hizmet etsin derdik, şimdi bize ne kadar hizmet ediyor ona bakar olduk.

İş öyle bir duruma geldi ki biri bir koltuktan kalktığında onun etrafında, çevresindekiler hemen onun yerine kim oturduysa onun etrafında kümeleniyor. Bu yapılanları bazen hayretler içerinde izliyoruz. Gerçekten de insanlık bu kadar mı yok oldu diye. Her şeyimiz gün geçtikçe insan odaklı değişiyor ama siyasileri suçlarken bizlerin suçu yok mu; elbette var. Onları erişilmez ulaşılmaz bizler yapmadık mı? O zaman onlara neden kızıyoruz da biraz da kendimize çeki düzen vermiyoruz.

Adayların belirlenmesine çok az bir zaman kaldı, Farklı partilerde olanları biraz daha anlamak mümkün ama aynı parti içerinde farklı düşünenleri de anlamak mümkün ve çok normal ama her şey saygı çerçevesinde.

************************************************

Toplumda sivil toplum kuruluşları olmazsa olmazlardandır.Ak Parti en son yapılan ve Milletvekili aday adaylarının isimlerini yazarak STK’ lara görüş sorması da bana göre bunlardan bir tanesi. Siyasiler birçok zaman bu kuruluşların önemini bilmeseler de Ak Parti’nin yapmış olduğu bir anlamda mini bir oylama gibi görünse de gerçekten kalabalık bir kitlenin olduğuna şahit oldum. Bunun Ak partiye ne yararı olacak derseniz belki de bazı insanların bu yapılan oylamadan çıkan sonuçlara göre listedeki yerinde değişmeler olabilir ya da listeye girme durumu söz konusu olursa insanlar kendilerinin de önemsendiğini düşünerek Ak Parti’ye yine destek vermek durumunda kalacak. Bu da AK Parti’nin yine istediği oyu almasını sağlayacak. Ak Parti şimdiye kadar olmayan bir işi başarıyor ve aday belirleme sürecinde Sivil Toplum Örgütleri’nin görüşünü alıyor. Bir anlamda kentin nabzını da tutmuş oluyor. Aslında bu dönem Ak Parti’nin yapmış olduğu en güzel şeylerden bir tanesi STK‘lara adayları sormaktı. Bu sivil bir Anayasanın da olması için aslında bir sinyal olarak ta değerlendirilebilir. Elbette bu yapılanlar belki bazıları tarafından boş gibi görünse de boş değil.

Bir seçim hikayesi….

Tilki, ormanda gezmektedir. Bir ağacın altında bir geyik budunun asılı olduğunu görür. Açtır ama şüphelenir, kontrol edince tuzağı anlar. Çünkü geyik budu iple bir bombaya bağlıdır.

Epeyce uzağa gider ve başını kollarının üzerine koyarak yatar, biraz sonra kurt gelir, budu ve yatan tilkiyi görür. Kurt ile tilki arasında şu diyalog geçer:
– Napıyorsun dostum? ,
“Hiiçç…Yatıyorum.”
– Burda bir but var.
– Evet var.
– Neden yemedin?
Tilki sakince cevap verir; – Bugün oruçluyum.
Kurt kendinden emin: – Ben yiyeyim o zaman.
Tilki; -“Buyur afiyet olsun”der. Kurt, buta uzanır uzanmaz bir patlama ile ortalık toz duman olur. Kurt yaralı, perişan halde yatarken, tilki sakince budu yemeye başlar. Bunu gören kurt; “Hani sen oruçluydun?” deyince, tilki pişkin pişkin;
– Biraz önce top patladı, duymadın mı?

Seçim yaklaşmakta,  Bu seçim hikayesinde tilki de var aslan da, kurt da, geyik de…

Birileri butu asmış durumda birileri yatmış durumda, birileri de topun atılmasını bekliyor…

Bu süreçte yapılması gereken ise topun atılmasını beklemek.

Herkesin var bir hesabı elbette…

Asıl iş ise hiçbir kumpas olmadan samimice siyaset yapıp hizmet yapmakta…

Allah samimi olanlara kuvvet versin…

 

 

 


YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık