Ana Sayfa Güncel TTK’da Azalan İşçi Sayısı Kazalara Neden Oluyor

TTK’da Azalan İşçi Sayısı Kazalara Neden Oluyor

Milletvekili Sayıştay Raporlarıyla Tehlikeye Dikkat Çekti; ‘TTK’da Azalan İşçi Sayısı Kazalara Neden Oluyor’

Giriş Tarihi: 15 Ocak 2021 Cuma 13:50
TTK’da Azalan İşçi Sayısı Kazalara Neden Oluyor

Türkiye Taşkömürü Kurumunun (TTK) Karadon Müessesesi Müdürlüğüne bağlı Gelik Maden Ocağında 30 Aralık 2020 tarihinde meydana gelen ve bir madencinin hayatını kaybettiği kaza sonrasında dikkatler bir kez daha maden kazalarına çevrildi.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Zonguldak Milletvekili Deniz Yavuzyılmaz, TTK’nın Sayıştay denetim raporlarında yer alan uyarılarına dikkat çekerek, “TTK'daki işçi sayısındaki azalmaya bağlı olarak maden ocaklarındaki iş güvenliği tehlikeye girmiş durumdadır” dedi.

CHP’li Milletvekili Sayıştay Başkanlığının, TTK hakkında düzenlemiş olduğu 2019 yılı denetim raporlarında tespit ettiği bulgulara değinerek, TTK’nın atıl hale getirilmesinin sadece Kurumun geleceği için değil aynı zamanda madencinin canı için de tehdit oluşturduğunu söyledi.

Yavuzyılmaz, TTK’nın küçüldükçe, verimliliğin düşüp, madenlerde kaza riskinin büyüdüğünün yıllardır belgeleriyle ortaya konulmakta olduğunu ancak Kurumun bu tehlikeli kısır döngüden çıkartılmayarak “Hükümetin üç maymunu oynamaya devam ettiğini” söylediği açıklamasında şu detaylara yer verdi:

‘Kurum Küçüldükçe Kaza Riski Büyüyor, Verimlilik Düşüyor’

“Karadon Müessesesinde meydana gelen bu üzücü kaza, 2010 yılında 30 maden işçimizi grizu patlamasında yitirdiğimiz faciayı akıllara getirmektedir.

Zonguldak kömür madenciliğinin 150 yıllık tarihinde büyük felaketler meydana gelmiş ancak aradan geçen yıllara, yaşanılan büyük acılara rağmen yeterli dersler halen çıkartılmamıştır.

Özellikle son 18 yılda TTK'daki işçi sayısındaki azalmaya bağlı olarak maden ocaklarındaki iş güvenliği tehlikeye girmiş durumdadır. TTK’nın atıl hale getirilmesinin kurumun geleceğini ve madencilerin canını tehlikeye attığını Sayıştay raporları ortaya koymaktadır.

TTK küçüldükçe madenlerde kaza riskinin büyüdüğü, üretimin ve verimliliğin düştüğü yıllardır denetçilerce tespit edilmekte ancak Kurum bu tehlikeli kısır döngüden çıkartılmayarak AK Parti Hükümeti adeta üç maymunu oynamaktadır.

Bugün Kurumda işçi sayısı olması gerekenin yaklaşık yarısı kadardır. Kurumda kıdemli işçi sayısının yüksek olması nedeniyle özellikle ağır iş şartlarında ve riskli ortamlarda çalışan yeraltı üretim işçilerinden emeklilik hakkı elde edenler beklemeden emekli olmaktadır.

Hükümetin bir seçim rüşveti şeklinde peyderpey aldığı işçi sayısının ise sayısal olarak yetersiz olduğu rakamlarla ortadadır. 2019 yılı içinde 1.500 işçi kuruma alınmış olsa da, 2016 yılında 1.027, 2017 yılında 411, 2018 yılında 451 ve 2019 yılında da 724 işçi olmak üzere son 4 yıl içinde toplam 2.613 işçi Kurumdan ayrılmıştır.

Bu hayati ve çok tehlikeli bir durumdur. Sayıştay raporuna göre; ocakların ayaklarında yeterli sayıda işçi çalışmadığı için açıkta kalan kömür havayla tepkimeye girerek oksidasyona, yangınlara yol açtığı belirtilmiştir. Madenlerde karbonmonoksit gazı yükselmeleri ve metan gazı artışı nedeniyle zaman zaman üretim durmakta, tehlikede git gide büyümektedir. Az sayıdaki pano ayak üretim işçisinin önemli sayıdaki bir kısmı da yetersiz sayıdaki barutçu, elektromekanik, nakliyat gibi işlerde çalışmak zorunda bırakılmaktadır. Galeriler üretimsiz boş kaldıkça, havayla tepkime verdikçe, kömür içten içe yanma yapmakta, yangınlar, göçükler ve kazalar geliyorum demektedir.

Ayrıca Havzanın bütününde karşılaşılan üretim derinliklerinin giderek artması söz konusudur. Bu derinleşmeler, ani gaz degajı ve grizu patlaması gibi ciddi kaza risklerinin artmasına neden olmaktadır.

Çalışılan damarların tamamında gaz içeriklerinin yüksek olduğu, dolayısıyla degaj kapasitelerinin de yüksek olduğu, arıza zonlarında riskin daha da arttığı bilinmektedir. Ocakların giderek derinleşmesi kaza olasılıklarına karşı geçmişten daha sıkı kontrol, denetim, izleme ve eğitim gerekliliğini de beraberinde getirmektedir.

‘İş kazası ve İş gücü Kaybında Büyük Artış Var’

İş kazası ve iş gücü kaybında büyük artışlar tespit edilmiştir. Buna göre Kurum ocaklarında 2018 yılında 1.899 kaza olmuş, 1.906 kişi yaralanmıştır. 2019 yılında 2’si ölümlü 2.855 kaza meydana gelmiş, 2.860 kişinin yaralandığı, 2 ölümlü kazanın kayma, düşme, çarpma gibi muhtelif nedenlerden kaynaklandığı tespit edilmiştir.

2018 yılında 10.000 bin ton tüvenan üretime düşen kaza adedi 12.8 olmuştur. 10 bin yevmiyeye düşen kaza adedinin 15.8 olduğu, 2019 yılında 10.000 bin ton tüvenan üretime düşen kaza adedinin 21.6 , 10 bin yevmiyeye düşen kaza adedinin 19.5 olduğu, kurum bazında 2019 yılı üretim faaliyetlerinde iş kazalarının önceki yıla göre arttığı görülmektedir. 2019 yılında 2.791 (%98) kazanın yeraltı işyerlerinde meydana geldiği 2.796 kişinin yaralandığı, 64 kazanın yerüstünde meydana geldiği, 64 kişinin yaralandığı, Bu kazalar neticesinde önceki yıla (23.238 işgünü) göre %87 artışla 43.355 işgünü kaybı olduğu da tespit edilmiştir.

Ayrıca kazalara ve meslek hastalıklarına ödenen tazminatlar toplam Kurum giderleri içinde önemli bir yekûn tutmaktadır. Kurum bazında 2019 yılında 16.838.227,84 TL iş kazası tazminatı, 6.617.187,66 TL meslek hastalığı tazminatı ödendiği bu rakamların önemli bir kısmının da yüklenici ve rödövanslı saha işçilerine ilişkin olduğu görülmüştür.

‘Asıl Acı Olanı; Yıllardan Beri Stratejik Planlama Yok’

Kurumu kısır döngüden çıkartmayan AK Parti, TTK'nın üretim kolunu ve çalışan bacağını keserek iş güvenliğini tehlikeye atmakta ve kurumu yok etmeye çalışmaktadır. İşçi sayısı hangi oranda azalırsa, üretim bunun 2 katı oranında azalmaktadır. Ocak ayaklarında yeterli sayıda pano ayak üretim işçisi tertip edilemediği için her iş günü ayak boyunun %100'ünde üretim yapma imkânı bulunurken %65'inde üretim yapılamamaktadır. Üretim düştükçe, bunun bir sonucu olarak satışlar da azalmaktadır. Sayıştayın raporlarında devlet kurumlarını nasıl yönetemediğini ispat edercesine bir bulgu yer almaktadır. Raporda, ‘Kurumda uzun yıllardan beri stratejik planlama yapılamaması ve Kurumun geleceğiyle ilgili belirsizlikler nedeniyle Kurumda çalışması gereken norm kadro sayısı belirlenememekte, kadro planlaması yıllık bütçelerle yapılmaktadır’ denilmektedir. Bu belki de en acı tespittir. İşçi açığını gidermeyen Hükümet, çalışanların iş güvenliğini tehlikeye atılmakta, Kurumu göz göre göre yok etmeye çalışılmaktadır. Üretim düştükçe satışlar azalmakta Kurumun geleceği karartılmaktadır.”

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Bu Kategorideki Diğer Haberler
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık