Ana Sayfa Güncel Erdemir, havamıza, suyumuza, deremize, tarlamıza dokunma...

Erdemir, havamıza, suyumuza, deremize, tarlamıza dokunma...

Erdemir, Ereğli halkının suyunu, toprağını kirletme...

Giriş Tarihi: 26 Nisan 2022 Salı 15:22
Erdemir, havamıza, suyumuza, deremize, tarlamıza dokunma...

MAHALLELİ VE KÖYLÜLERDEN ÇEVRE EYLEMİ!

“ENDİŞELİYİZ”

Ereğli'ye bağlı Kıyıcak Mahallesi ve çevresindeki köy sakinleri Çevre Platformuyla birlikte “Temiz Çevre, Temiz Hava” sloganı ile basın açıklaması yaparak eylem gerçekleştirdi. Yöre sakinleri, cüruf tesisi, taş ocağı ve bölgede kurulmak istenen ikinci karma Organize Sanayi’ye karşı çıkarak yerel yöneticilere ve milletvekillerine seslendiler. Köy ve mahalle sakinleri “Projelere değil, projelerin yerine karşıyız. Burası yaşam alanı, tarım yapılıyor. Havamız, toprağımız ve suyumuza kimyasallar karışacak. Bölgedeki bitki örtüsü, ekolojik denge ve insanlar zarar görecek. Zaten havamız temiz değil. Yaşam alanımıza doğayı katledecek tesisler kurulmasın” ifadelerine yer verdiler.

Haber Merkezi – Karadeniz Ereğli ilçesine bağlı Kıyıcak Mahallesi ve çevresindeki köylerde yaşayanlar, bölgedeki mevcut tesis ve kurulmak istenen ikinci OSB’nin doğa ve çevre tahribatına yol açacağını savundular. Dövizler ve sloganlar eşliğinde Karadeniz Ereğli Çevre Platformu (KERÇEP) üyeleri ve Ereğli - Alaplı ilçeleri Çevre Gönüllüleriyle birlikte basın açıklaması yaparak durumu protesto ettiler.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Kdz. Ereğli İlçe Başkanı Op. Dr. Eylem Ertuğ Ertuğrul’da, mahalleliye destek vererek basın açıklamasını dinledi.

Endişeli olduklarını söyleyen yöre sakinleri, cüruf tesisi, taş ocağı ve kurulmak istenen ikinci karma OSB ile ilgili çeşitli iddialarda da bulundu. Yerel yönetici, Zonguldak milletvekilleri ve konunun diğer muhataplarında gerekli girişim ve açıklamaların yapılmadığını kaydeden Kıyıcak sakinlerinden Rahim Kara; “Gelecek nesillere yaşanılabilir bir çevre bırakmak istiyoruz. Burada tarım yapılıyor. Her sene tonlarca fındık, ceviz toplanıyor. Sebze ürünleri de yetiştiriliyor. Hayvancılıkta yapılıyor. Bu tesisler havanızı, suyumuzu, toprağımızı mahvediyor. İkinci OSB’de kurulursa doğa katliamı olur. Yerleşim yerlerinden uzak sahaya kurulsun” diyerek, mahalle ve köy yakınlarında kurulmak istenen tesislere ve faaliyette olan tesislere karşı olduklarını vurguladı.

Kıyıcak Mahallesi’nin Kavakdere mevkii sakini Seyhan Kartal’ın okuduğu ortak basın açıklaması şöyle;

“Basın açıklamasını başlıklar halinde sunup konunun ve içinde bulunduğumuz durumun daha net anlaşılmasını sağlayarak katılanlarda farkındalık oluşturulacaktır. Basın açıklaması sonrası katılımcıların adeta gönüllü tanıtım elçisi olarak hizmet ederek bulundukları ortamlarda doğru ve net bilgiler verebilmeleri hedeflenmiştir.

CÜRUF İŞLEME TESİSİ KURULMASI VE MEVCUT CÜRUF İŞLEME TESİSİ FAALİYETLERİ

Kavak deresi ve doğal olarak oluşan gölün boşaltılarak dere yatağına cüruf yığılmak istenmesine iki yıla yakın bir süredir karşı çıkıyor, her türlü mücadele yöntemi ile engel olmaya çalışıyoruz.

Kavakdere’sinin Alaplı ve Ereğli yakasına kurulmak istenen iki cüruf tesisi için hukuk mücadelemiz sonucunda, Ereğli tarafında kalan tesisler kapatıldı. Alaplı tarafında kalan tesisi içi dava devam ediyor. En son bilirkişi raporlarında ‘gölün bölgeye ekolojik değer kattığı, boşaltılamayacağı ve bu cüruf işleme tesislerinin imar planlarına uygun olmadığı’ yönünde doğa ve çevreden yana raporlar verildi.

Cüruf şirketleri mevcut kurulu tesisin (Ege Doğa Taş Eleme ve Kırma tesisi) yaklaşık 400 metre ilerisinde, Kavakdere’sinin 100 metre yakınında yolun üst kısmında yeni satın aldıkları 25 dönümlük arazide ve Alaplı OSB’de kiraladıkları 15 dönümlük arazide çalışmaya devam etmeyi planlıyorlar. Farkındayız!

Hiçbir yasal izinleri olmadan buralarda cüruf işlemeye başladılar. Erdemir bu kaçak tesislere cüruf vermeye başladı. Bu tesisler ile ilgili itiraz ve hukuk mücadelemizi yeniden başlatacağız.

Bu tesislerin birisi fındık bahçelerimizin bitişiğinde Ereğli sınırları içinde olup bir diğeri ise Bahçeşehir kolejinin çok yakınında Alaplı OSB sınırları içinde bulunmaktadır. Bilindiği gibi Alaplı OSB’nin sanayi tipi arıtma tesisi bulunmamaktadır.

Ereğli ve Alaplı halkı, bölgede yaşayanlar, köyler ve Kıyıcak Mahallesi olarak Erdemir’e sesleniyoruz;

* Kaçak Çalışan Cüruf şirketlerine atık vermeyi durdurun!

* Kaçak cüruf şirketleri aracılığı ile bölgemizin sularını, tarım alanlarını, ormanlarını ve kavak dere akıntısı ile plajlarımız ve denizlerimizin kirlenmesine neden olan atıklarınızı kendi bünyenizde yatırım yaparak işleyin!

* Tarıma elverişli, sulu tarım yapılmasına müsait ve ormanlık alanları ile kestane balı üretimine elverişli bu doğa harikası arazilerimizi cüruf atıkları ile verimsiz, çorak ve bitki örtüsü yetişmeyecek bir hale getirme planınızdan vazgeçin.

* Bölgemizi paravan şirketler aracılığı ile cüruf çöplüğü yapma emeli Avrupa’nın 3. Büyük çelik devi için yakışıksız ve olumsuz bir görüntü yaratıyor, yaratacak.

Soruyoruz?

OYAK ERDEMİR’den kazandığı paralar ile yurt dışında yatırımlar yapıyor. Fabrikalar kuruyor. O ülkelerde atıklarını Ereğli’deki gibi tarım alanları, sulak alanlar ve çocukların sağlıklarına zarar verecek oranda yakın yerlere mi serpiştiriyor?

OYAK ve ERDEMİR yönetimine bir kez daha sesleniyor ve hatırlatıyoruz!

Ereğli, Alaplı ve Akçakoca’yı atık çöplüğü yapma hedefinizden vazgeçin. Atıklarınızı uluslararası standartlar çerçevesinde kendi bünyenizde yatırım yaparak işleyin. Senenin 200 günü hava kirliliğine neden olan insanları ve doğayı kanser eden bacalarınıza filtre yatırımı yapın.

Bizler, Erdemir gerçeğinin fakındayız. Erdemir bölgemizin olmazsa olmazı haline gelmiş bir çelik devidir.

Bu farkındalık ile her şeye kazanç olarak bakan vahşi yaklaşımları artık kabul etmiyoruz.

Cüruf atıkları ve hava kirliliğine neden olan sebepleri biliyoruz. Mevcut yaklaşımın kısa yoldan çok kazanç sağlamak amacıyla yapıldığının da bilincindeyiz.

Lakin hava, toprak ve su kirliliği, buna bağlı hastalıklar ve kanser olan insanlar ve yok olan kestane ağaçları gerçeğinin de bilincindeyiz.

OYAK ve Erdemir bölgemizi atık çöplüğü ve hava kirliliğine neden olan unsurlar için yatırım yapmayarak, bölgemiz için artık bir halk sağlığı sorunu haline gelmiştir. Erdemir yönetimine hatırlatıyoruz. Bu durum artık kabul edilemez!

TAŞ OCAĞI DOĞA KATLİYAMINA DUR DEMENİN ZAMANI GELDİ

Ereğli Kıyıcak Mahallesi ve Alaplı Osmanlı köyü sınırları içinde 75 hektarlık bir alan maden sahası ilan edilmişti. Yılmazlar Madencilik İl özel idaresi ruhsatı ile 10 hektarlık bir alana ruhsat almıştı. Bu alanda taş çıkardılar ve bugünkü doğa tahribatları oluştu. Binlerce ağaç ve doğal alan yok edildi. Orman işletmesi ile yapılan sözleşmenin hiçbirisi yerine getirilmedi. Durum böyle iken Orman işletmesi ve şirket hakkında hiçbir kurum işlem yapmadı. Bir doğa katliamı yaşandı.

75 hektar (750 bin metrekare) maden sahası taş ocağı sonrası oluşan gölü de içine alacak şekilde ​Kıyıcak Mahallesi yerleşim alanları sınırları içine kadar uzanmaktadır. Zonguldak il Özel idaresi bu sahanın 24.90 hektar alanını Ege Doğa AŞ. adına ruhsat verdi. Taş ocağı Ruhsat alanı içinde Kıyıcak Mahallesi sakinlerinin özel mülkiyetleri bulunmaktadır. Fındık bahçeleri ve çilek tarlaları bulunmakta arazi sahipleri izinsiz, kamulaştırmasız el konulan arazilerine ulaşamamaktadır.

Ayrıca, Ereğli Çevre yolu projesi de bu ruhsat sahası içinde kalmaktadır. Kıyıcak Mahalle sakinleri olarak taş ocağına karşı hukuk mücadelemiz devam etmektedir. Ege Doğa AŞ. Taş ocağı alanında cüruf işlediği Ereğli Belediyesi zabıta ekipleri tarafından görsel ve yazılı olarak tespit edilmişti.

Taş ocağı Ruhsatı Ereğli ve Kıyıcak-Merve’nin en verimli ve kıymetli arazilerini içine almaktadır. Bölge artık yerleşim alanıdır. Bölgede yaşayanlar olarak Zonguldak İl özel idaresi, Ereğli Belediyesi ve İl genel meclisi üyelerinin ruhsat ve taş ocağı tasarrufundan endişeliyiz! Bölgemizde yaşayan yöre Halkına hiçbir kurum doğru bilgi vermemekte ve hukuki alanda hak arama mücadelemiz esnasında tüm siyasi aktöreler ve kurumların cüruf şirketleri ve taş ocağı ruhsatı alan şirket lehine uygulamalar yaptığına üzülerek şahit olmaktayız.

Ayrıca, taş ocağı ruhsatı alan şirket, arazi sahiplerine karşı her türlü hile ve tehditvari girişimlerde bulunmaktadır.   Bölgemizin birlik ve bütünlüklü davranışları bu girişimleri boşa çıkarmaktadır. Arazi sahipleri işgal edilen arazileri için ayrıca bir hukuk mücadelesi başlatmıştır.

Bu bölge, Karadeniz Ereğli Belediyesi mücavir alanı içinde kalmaktadır. 75 hektar orman ve tarım alanı özel şirketlerin tahribatına teslim edilmek istenmiştir. İl özel idaresi ve ilgili kurumların bu yanlış doğa talanı ruhsatını asla kabul etmiyoruz.

KDZ. EREĞLİ’YE 2’NCİ ORGANİZE SANAYİ BÖLGESİ KURULMASI

OSB’ler, taş ocağı ve cüruf tesisleri ile kuşatıldık. Nefes alamıyoruz! Durum bu halde iken bir de 2’nci OSB. Karma OSB’yi kabul etmiyoruz.

Kıyıcak, Merve Altı ve Kavakdere Mahallesi, Osmanlı, Gökhasan, İncivez vs. köyleri OSB’ler ile kuşatıldı.

Ereğli ve Alaplı’da OSB’ler köylerimiz sınırında, bizim köylerimizin arazileri üzerinde yapıldı. İş, aş ve bölgesel kalkınma için bu duruma çok itiraz etmedik. Mevcut OSB’lerin endüstriyel arıtma tesisleri henüz yoktur. Birçok kirletici unsur ile zaman zaman yüzleşiyoruz. Geçtiğimiz günlerde Hamzafakıhlı köyü deresine bırakılan kimyasal atıkları hepimiz duyduk. Çok üzüldük! Tarım alanları içinden geçen bir dereden günlerce kimyasal sular aktı.

Ereğli TSO, Teknoloji ve Sanayi Bakanlığına Kıyıcak ve Karabacak Mahalleleri’nin arazilerini içine alacak şekilde, 197 hektarlık bir alanda Karma OSB başvurusu yaptı. Üzülerek belirtelim ki belediyesinin hiçbir teknik çalışma yapmadan bu proje için olur yazısı verdiğini biliyoruz!

Bakanlık makamına dilekçeler ile bilgi sorduğumuzda ön kabul aşamasından geçildiği bilgisini öğrendik. İlgili proje bölge halkının yani bizlerin hiçbir görüşü alınmadan alelacele gündeme getirildiğinden bizce hiçbir geçerliliği yoktur…

İktidar milletvekilleri, yerel idareciler sorularımıza net ve doğru cevaplar veremediler. Endişeliyiz!

Nefes alanlarımızı, bahçelerimizi, mezarlıklarımızı içine alan bu projeye karşı olduğumuzu yasalardan doğan tüm haklarımızı sonuna kadar kullanacağımızı, bu konuda hiçbir gayret ve çabadan da geri durmayacağımızın kamuoyu ve tüm sorumlu olan yetkililer nezdinde belirtmek isteriz. Pilavdan dönenin kaşığı kırılsın!

Daha yaşanılır bir dünya için el ele ve birlikte hareket edebilme temennilerimizle. Sağlıcakla kalın!”

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Bu Kategorideki Diğer Haberler
Bu habere de bakabilirsiniz Hasan Pınarcık'ın acı günü

Hasan Pınarcık'ın acı günü

Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık